Cariye ve Kölelik Neden Kur'an'da Bir Anda Yasaklanmadı?

Cariye ve Kölelik Neden Kur'an'da Bir Anda Yasaklanmadı?
Мария Кашина · Pexels License
Bu yazıda
  1. Kısa cevap: İcat değil, tasfiye
  2. Hüküm katmanı: Kaynağı daraltmak, azadı çoğaltmak
  3. Kölelere insanlık onuru verildi
  4. Cariyelik neydi, ne değildi?
  5. Bağlam katmanı: Esir kampı yerine aile içinde entegrasyon
  6. Hikmet katmanı: Tedricîlik neden önemliydi?
  7. Kötü muamele, mükâtebe ve özgürlük yolları
  8. Bugün cariyelik geçerli midir?
  9. Yönü fark etmek
  10. Özet

"Kur'an köleliği neden açıkça bir anda yasaklamadı?" sorusu, modern insan için en zor konulardan biridir. Çünkü bugün kölelik ahlaken kabul edilemez bir zulüm olarak görülür. Fakat bu meseleyi anlamak için İslam'ın köleliği icat etmediğini, onu dünya sisteminin merkezinde bulduğunu ve tedricî şekilde tasfiye etmeyi hedeflediğini görmek gerekir.

DuaMio Wisdom yaklaşımı burada şunu yapar: önce hükmü netleştirir, sonra bağlamı gösterir, sonra hikmeti bugünün insanının anlayacağı dile taşır.

Kısa cevap: İcat değil, tasfiye

İslam geldiğinde kölelik her yerde vardı. Köleler pazarlarda satılıyor, ağır işlerde çalıştırılıyor, insani haklardan mahrum bırakılıyor ve çoğu toplumda eşya muamelesi görüyordu. Böyle bir dünyada köleliğin tek taraflı ve ani şekilde kaldırılması, sadece mevcut köleleri değil; savaş esirlerini, ekonomiyi ve uluslararası dengeyi de etkileyen büyük bir kriz doğurabilirdi. İslam bu yüzden bir anda slogan atmak yerine, köleliği hürriyete doğru eriten gerçekçi ve insani bir yol izledi.

Hüküm katmanı: Kaynağı daraltmak, azadı çoğaltmak

İslam köle edinme yollarını ciddi biçimde daralttı. Hür bir insanı köleleştirmek haram sayıldı; kölelik sadece meşru savaşta alınan esirlerle sınırlı, geçici bir statüye indirildi. Buna karşılık köle azadı çok teşvik edildi: yemin bozma, hataen adam öldürme (Nisâ 4:92) ve zıhâr keffâreti (Mücâdele 58:3) gibi kefaretlerde köle azat etmek bir arınma yolu olarak kanunlaştırıldı.

Kur'an, insanı Allah'a yükselten "sarp yokuş" (akabe) amelini tarif ederken en başa şunu koyar:

"Köle azat etmek"

- Beled suresi, 13. ayet (Türkiye Diyanet Vakfı Meâli - kuran.diyanet.gov.tr)

Yani Kur'an, bir insanı özgürleştirmeyi, insanı cennete götüren sarp yokuşun ilk basamağı sayar. Zekât fonlarının sekiz sarfından biri de "rikab" - yani kölelerin hürriyetine ayrılan pay olarak açıkça belirlenir (Tevbe 9:60). Böylece azat, bireysel bir merhamet olmaktan çıkıp kurumsal bir hedefe dönüşmüştür.

Kölelere insanlık onuru verildi

Ahşap rahle üzerinde açık Kur'an-ı Kerim sayfaları
Sarp yokuşun ilk basamağı: Beled suresi 13. ayet

İslam köleleri eşya değil, insan ve kardeş olarak tanımladı. Hz. Peygamber (s.a.s.), Ebû Zer'e hitaben şöyle buyurmuştur:

"Onlar (hizmetçileriniz ve köleleriniz) sizin kardeşlerinizdir. Allah onları sizin elinizin altına vermiştir. Kimin kardeşi elinin altında ise, yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onlara güçlerinin yetmeyeceği işi yüklemeyin; yüklerseniz onlara yardım edin."

- Buhârî, Îmân 22; Müslim, Eymân 40 (Müttefekun aleyh, sahih)

Bu, o dönemin dünyası için büyük bir ahlaki devrimdi. Köle artık efendinin keyfine terk edilmiş bir mal değil; insan onuru korunması gereken bir emanetti.

Cariyelik neydi, ne değildi?

Cariyelik, modern zihnin düşündüğü gibi sınırsız bir sömürü kapısı olarak değil; savaş sonrası esir kadınların toplum içinde korunması ve entegre edilmesiyle ilgili tarihsel bir kurum olarak anlaşılmalıdır. Savaş sonrası sahipsiz kalan kadınların esir kamplarında çürümesi, fuhşa itilmesi veya açlığa terk edilmesi büyük bir problemdi. İslam bu kadınları aile yapısı içine alarak koruma, bakım ve hürriyete giden yollar açma sistemini kurdu.

Efendisinden çocuk sahibi olan cariye ümmü'l-veled statüsüne geçer, satılamaz ve efendisinin vefatıyla hür olurdu. Mükâtebe yoluyla köle, bedelini ödeyip özgürlüğünü satın alma hakkına da sahipti. Kur'an bu yolu isteyen köleye efendinin olumlu cevap vermesini emreder (Nûr 24:33).

Bağlam katmanı: Esir kampı yerine aile içinde entegrasyon

Zekâtın sekiz sarfından biri: kölelerin hürriyeti (rikab)

Modern dönemde savaş esirleri kamplarda tutulur. Fakat eski dünyada büyük, güvenli ve insan haklarına dayalı bir esir kampı düzeni yoktu. Esirleri öldürmek vahşetti; serbest bırakmak düşman ordusunu tekrar güçlendirebilirdi; aç bırakmak ise zulümdü. İslam, bu insanları Müslüman ailelerin yanına dağıtarak eğitim, bakım ve topluma katılım yolunu açtı. Birçok eski köle zamanla ilim, kültür ve toplum içinde yüksek makamlara ulaştı - Bilâl-i Habeşî, Selmân-ı Fârisî, Salim Mevlâ Ebî Huzeyfe, Zeyd b. Hârise gibi isimler sahâbenin öncüleri arasındadır.

Hikmet katmanı: Tedricîlik neden önemliydi?

Kölelik gibi bütün dünya ekonomisine işlemiş bir kurum, tek cümleyle ve bir gecede kaldırıldığında sonuç her zaman adalet olmayabilir. İnsanların geçimi, güvenliği, barınması ve savaş hukukundaki karşılıklılık meseleleri vardı. İslam önce zihniyeti değiştirdi: köle, insan kardeştir. Sonra kaynakları kuruttu. Sonra azadı sevap, kefaret ve toplumsal erdem hâline getirdi. Böylece kurumun içi hürriyete doğru boşaltıldı. Bu yöntem, köleliği meşrulaştırmak değil; onu sürdürülebilir şekilde tasfiye etmekti.

Kötü muamele, mükâtebe ve özgürlük yolları

Şafak vaktinde dağ yolunda yürüyen özgür bir figür
Yön hürriyete doğru: eski köleler toplumun önderleri oldu

İslam sadece "köleye iyi davranın" demekle kalmadı; hukuki özgürlük yolları da açtı. Mükâtebe ile köle, bedelini ödeyerek hürriyetini talep edebilir. Zekât fonlarında kölelerin özgürlüğü için pay ayrılması, hürriyeti bireysel merhamete değil, kurumsal bir sosyal sorumluluğa bağlar. Kötü muamele de meşru görülmez; köleye insan onurunu kıracak şekilde davranmak İslam'ın kardeşlik ölçüsüne aykırıdır. Efendisinden çocuk sahibi olan cariyenin ümmü'l-veled statüsüyle satılamaz hâle gelmesi ve efendisinin ölümüyle hürriyete kavuşması da bu tasfiye çizgisinin önemli parçalarındandır.

Bugün cariyelik geçerli midir?

Cevap açıktır: bugün uluslararası anlaşmalarla kölelik kaldırılmıştır ve İslam ülkeleri de bunu kabul etmiştir. Kölelik, devletler arası savaş hukukunun ürettiği bir kurumdu; bugün bu statü geçerli değildir. Dolayısıyla modern dünyada cariyelik veya kölelik uygulaması İslam adına yeniden canlandırılacak bir şey değildir. Harp hukuku değişmiş, kölelik kurumu tarihe karışmıştır. IŞİD gibi grupların cariyelik iddiasıyla yaptıkları, hem cumhur ulemanın hem çağdaş İslam kurumlarının açıkça reddettiği bir sapmadır.

Yönü fark etmek

İslam'ın köleliğe yönelmesinin yönüne bakmak gerekir. Kaynak daraldı. Azat çoğaldı. Köle "eşya" değil "kardeş" tanımlandı. Kefaretin arınma yolu köle özgürleştirmek oldu. Zekâtın sekiz sarfından biri kölelerin özgürlüğüne ayrıldı. Sarp yokuşun ilk basamağı bir insanı özgürleştirmek sayıldı. Ve önceki köleler zamanla toplumun önderleri oldu. Bu bir kurumu meşrulaştırma değil; onu bir yönde eriten uzun bir hikmet çizgisidir. Kur'an bir "kelime" ile değil, bir "eğim" ile yasakladı: eğim hürriyete doğru.

Özet

İslam köleliği kurmadı; onu insanlık tarihinin acı bir gerçeği olarak buldu. Bir anda kaos üretmek yerine kaynaklarını daralttı, köleye insanlık onuru verdi ve azadı ibadetleştirdi. Bugün kölelik ve cariyelik geçerli değildir. İslam'ın nihai yönü hürriyet, insan onuru ve adalettir.

Soru şu değil: "İslam neden köleliği bir gecede yasaklamadı?"

Asıl soru:

"Bütün dünya ekonomisine işlemiş bir kurumu bir sloganla kaldırmak mı adalettir, yoksa kaynağını kurutup azadı ibadet yaparak onu içeriden hürriyete eritmek mi?"

DuaMio Hikmet Serisi

Merak et. Anla. Yaşa.

Görsel notu: Bu yazının görselleri, konuya uygun, lisansı temizlenmiş stok görsellerdir. Her görselin kaynak ve lisans bilgisi görsel açıklamasında belirtilmiştir.

İçerik notu: Bu yazı güvenilir kaynaklara dayanılarak yapay zekâ desteğiyle derlenmiştir; Kur'an ayetleri Türkiye Diyanet Vakfı Meâli'nden birebir alınmış, yazı yayımlanmadan önce editöryal ve dinî hassasiyet açısından gözden geçirilmiştir.

Yakında DuaMio’da

Bu yazıyı yalnızca okumakla kalma.

Dinle, kısa quizlerle pekiştir, infografiğini incele; serinin tamamını tek yerde gör ve ilerlemeni takip et.

Uygulamayı keşfet Tüm konuları gör: İslam'da Kadın
DinleQuizi çözİnfografiği görİlerlemeni takip et

İlgili yazılar

Tüm konuları gör: İslam'da Kadın
Hikmet · İslam'da Kadın

Âkile ve Diyet Ödemede Kadın Neden Sorumlu Değil? Nisâ 92 ve Nimet-Külfet Dengesi

Kadın âkile ödemesinden muaftır ama zarar gördüğünde diyetten pay alır. Nisâ 4:92 + Eşyem b. Dıbâbî hadisi bunu modern mesuliyet sigortasına benzer bir hak-yük paketi… 21 Ağu 20265 dk okuma
Hikmet · İslam'da Kadın

Kadının Soyadı Evlenince Değişir mi? Ahzâb 5 ve Hıfzu'n-Neseb Işığında

İslam kadının kimliğini nikâhla erkeğin mülkiyetine devretmez; kadın babasının nesebine bağlı kalır. Âişe bint Ebî Bekr, Hatice bint Huveylid, Fâtıma bint Muhammed… 20 Ağu 20264 dk okuma
Hikmet · İslam'da Kadın

İslam Kadına 'Evde Otur' mu Diyor? Ahzâb 32-33 Işığında Vakar-Karâr

Ahzâb 33 kadına genel ev hapsi emri değildir; öncelikle Peygamber eşlerine hitap eder. Ölçü teberrüçten kaçınmak, vakarlı ev merkezini korumak ve sosyal hayata dengeli… 19 Ağu 20264 dk okuma
Tüm yazılar