Kadın Yönetici Olamaz mı?

Kadın Yönetici Olamaz mı?
Cedric Fauntleroy · Pexels License
Bu yazıda
  1. Kısa cevap: Tartışmalı alan var, mutlak dışlama yok
  2. Hüküm katmanı: Klasik fıkıhta ihtilaf ve sınırlar
  3. Kur'an'da Belkıs örneği
  4. "İşlerini kadına bırakan toplum…" hadisi nasıl anlaşılmalı?
  5. Hz. Ömer ve Şifâ bint Abdullah örneği
  6. Ümmü Seleme ile istişare
  7. Hikmet katmanı: Liyakat esastır
  8. İlim, irşad ve sosyal liderlik
  9. Ölçüyü fark etmek
  10. Özet

"Kadın yönetici veya devlet başkanı olamaz mı?" sorusu çoğu zaman İslam'ın kadını sosyal hayattan ve karar mekanizmalarından dışladığı zannıyla sorulur. Fakat konu tek cümlelik bir yasakla açıklanamayacak kadar nüanslıdır.

DuaMio Wisdom yaklaşımı burada şunu yapar: önce hükmü netleştirir, sonra bağlamı gösterir, sonra hikmeti bugünün insanının anlayacağı dile taşır.

Kısa cevap: Tartışmalı alan var, mutlak dışlama yok

İslam geleneğinde "imâmet-i kübrâ" yani en üst devlet başkanlığı, tarihsel olarak ordu komutanlığı, cuma imamlığı ve kamu otoritesiyle iç içe düşünüldüğü için çoğunlukla erkeklere ait görülmüştür. Fakat bu, kadının hiçbir idari görev alamayacağı anlamına gelmez. Hanefî fıkhında kadın, şahitliğinin geçerli olduğu alanlarda kadılık (hâkimlik) yapabilir. Hz. Ömer'in Şifâ bint Abdullah'ı Medine pazarının denetimine görevlendirmesi, kamu yönetiminde kadın liyakatine açık bir örnektir.

Hüküm katmanı: Klasik fıkıhta ihtilaf ve sınırlar

Klasik kelâm ve fıkıhta halife veya en üst devlet başkanının erkek olması gerektiği görüşü yaygındır. Bunun sebebi, o makamın ordu komutanlığı ve cemaate imamlık gibi görevlerle birlikte düşünülmesidir. Bununla birlikte İslam hukukunda kadınların tamamen kamu alanından dışlandığı söylenemez; Hanefî çizgide kadınların bazı yargı ve kamu denetimi görevleri üstlenebileceği kabul edilmiştir. Bu yüzden hüküm "kadın asla yönetemez" şeklinde basitleştirilemez.

Kur'an'da Belkıs örneği

Ahşap rahle üzerinde açık Kur'an-ı Kerim sayfaları
Belkıs örneği: istişareyle yöneten bir kadın hükümdar - Neml suresi 32. ayet

Kur'an, Sebe Melikesi Belkıs'ı basiretsiz veya kötü bir figür olarak anlatmaz. Tam tersine, istişare eden, danışma meclisini dinleyen, stratejik düşünen ve sonunda hakikate yönelen bir yönetici olarak sunar. Onun istişare ahlakını bizzat kendi ağzından - Neml suresi 32. ayette - şöyle aktarır:

"(Sonra Melike) dedi ki: Beyler, ulular! Bu işimde bana bir fikir verin. (Bilirsiniz) siz yanımda olmadan (size danışmadan) hiçbir işi kestirip atmam."

- Neml suresi, 32. ayet (Türkiye Diyanet Vakfı Meâli - kuran.diyanet.gov.tr)

Kur'an bir kadın yöneticiyi zikrederken onu karikatürize etmez; onun aklını, ihtiyatını ve danışma ahlakını görünür kılar. Bu da kadınların yönetim aklına sahip olamayacağı iddiasını zayıflatır.

"İşlerini kadına bırakan toplum…" hadisi nasıl anlaşılmalı?

Sıkça gündeme getirilen şu hadisin özel bir siyasi bağlamda söylendiği belirtilir:

"İşlerini bir kadına yükleyen bir toplum iflah olmaz (kurtuluşa eremez)."

- Buhârî, Meğâzî 82, Fiten 18; Tirmizî, Fiten 75; Nesâî, Kudât 8 (sahih)

Bu söz, Sâsânî İmparatorluğu'nun başına Kisrâ'nın kızının geçirildiği ve çöküş içindeki zalim bir yönetimin konuşulduğu ortamda söylenmiştir. Bu yüzden pek çok âlim hadisi, mutlak bir kadın karşıtlığı değil, belirli bir siyasi çöküş bağlamına dair bir tespit olarak değerlendirir; başka âlimler ise en üst devlet başkanlığında erkek şartını buradan çıkarır. Her iki okumada da hadis tek başına Kur'an'daki Belkıs örneğinden, kadınların sosyal katılımından ve liyakat ilkesinden koparılmamalıdır.

Hz. Ömer ve Şifâ bint Abdullah örneği

Emaneti taşıyabilecek liyakat: yönetimin gerçek ölçüsü

Hz. Ömer (r.a.), Şifâ bint Abdullah'ı Medine çarşı-pazarının denetçisi (hisbe) olarak görevlendirmiştir. Bu görev, bugünün diliyle ekonomik denetim ve kamu düzeniyle ilgili ciddi bir sorumluluktur. Örnek açıktır: eğer liyakat varsa, kadının bilgisi, ferâseti ve yönetim kabiliyeti toplumun yararına kullanılabilir.

Ümmü Seleme ile istişare

Hz. Peygamber'in (s.a.s.), Hudeybiye gibi çok kritik bir siyasi kriz anında eşi Ümmü Seleme (r.a.) ile istişare etmesi ve onun tavsiyesini uygulaması kaynaklarda vurgulanır (Buhârî, Şurût 15). Bu örnek, kadının sadece ev içinde pasif kalan biri değil; stratejik aklıyla ümmetin kriz anına yön verebilen bir danışman olabildiğini gösterir.

Hikmet katmanı: Liyakat esastır

Altın ve mavi renkli süslü İslami geometrik desen
Klasik fıkıh tartışmayı açık tutar, Kur'an ise kadın aklını görünür kılar

İslam kadın ve erkeği birbirinin rakibi olarak değil, tamamlayıcısı olarak görür. Klasik fıkhın en üst devlet başkanlığını erkeğe bağlaması, o makamın tarihsel olarak kesintisiz ordu komutanlığı ve kamusal imamet yüküyle birlikte düşünülmesinden kaynaklanır. Fakat yönetimin tamamı kaba kuvvet değildir: adalet, basiret, istişare, denetim, eğitim, iktisat ve sosyal organizasyon gibi alanlarda kadınlar da güçlü roller üstlenebilir. Bu yüzden yönetimde asıl ilke şudur: liyakat varsa, görev de anlam kazanır.

İlim, irşad ve sosyal liderlik

Yönetim meselesi sadece devlet başkanlığıyla sınırlı değildir; ilim, irşad, eğitim ve sosyal rehberlik alanlarını da kapsar. Hz. Âişe'nin (r.a.) hadis ve fıkıh bilgisinde büyük bir otorite olması, kadınların toplumun dini hafızasında ne kadar merkezi bir yer tutabildiğini açıkça gösterir. Kadının toplumdaki etkisi bazen resmî makamla, bazen ilimle, bazen irşadla, bazen aile terbiyesiyle, bazen de kamu denetimiyle görünür olur.

İslam'da kadın ve erkek ontolojik değer bakımından eşittir; üstünlük cinsiyette değil takvadadır (Hucurât 49:13). Kavvâmlık ise mutlak tahakküm değil, sorumluluk ve koruyuculuk çerçevesinde anlaşılmalıdır. Yönetim tartışmasında da ölçü; ehliyet, emanet, adalet ve toplum yararıdır.

Ölçüyü fark etmek

Kur'an'da bir kadın hükümdar (Belkıs) danışma erdemiyle övülür; Hz. Peygamber en kritik siyasi anda bir kadın eşiyle (Ümmü Seleme) istişare eder; Hz. Ömer bir kadını (Şifâ) kamu denetimine getirir. Klasik fıkıh, en üst siyasi makam için tarihsel yükler sebebiyle tartışma açık tutar. Bütün bu tablo, tek satırlık bir "kadın yönetici olamaz" yasasına sığmaz. Ölçü cinsiyet değil emanet-liyakat çerçevesidir; ve o çerçevede kadın kamusal aklın dışına itilemez.

Özet

Kadın yöneticilik meselesi İslam'da tek cümlelik bir yasak değildir. Klasik fıkıhta en üst devlet başkanlığı konusunda çekinceler olsa da; Kur'an'daki Belkıs örneği, Hz. Ömer'in Şifâ bint Abdullah'ı görevlendirmesi ve Hz. Peygamber'in Ümmü Seleme ile istişaresi, kadının yönetim aklının ve kamusal katkısının kabul edildiğini gösterir.

Soru şu değil: "Kadın yönetici olabilir mi, olamaz mı?"

Asıl soru:

"Ölçü cinsiyet mi, yoksa emaneti adaletle taşıyacak liyakat mi?"

DuaMio Hikmet Serisi

Merak et. Anla. Yaşa.

Görsel notu: Bu yazının görselleri, konuya uygun, lisansı temizlenmiş stok görsellerdir. Her görselin kaynak ve lisans bilgisi görsel açıklamasında belirtilmiştir.

İçerik notu: Bu yazı güvenilir kaynaklara dayanılarak yapay zekâ desteğiyle derlenmiştir; Kur'an ayetleri Türkiye Diyanet Vakfı Meâli'nden birebir alınmış, yazı yayımlanmadan önce editöryal ve dinî hassasiyet açısından gözden geçirilmiştir.

Yakında DuaMio’da

Bu yazıyı yalnızca okumakla kalma.

Dinle, kısa quizlerle pekiştir, infografiğini incele; serinin tamamını tek yerde gör ve ilerlemeni takip et.

Uygulamayı keşfet Tüm konuları gör: İslam'da Kadın
DinleQuizi çözİnfografiği görİlerlemeni takip et

İlgili yazılar

Tüm konuları gör: İslam'da Kadın
Hikmet · İslam'da Kadın

Âkile ve Diyet Ödemede Kadın Neden Sorumlu Değil? Nisâ 92 ve Nimet-Külfet Dengesi

Kadın âkile ödemesinden muaftır ama zarar gördüğünde diyetten pay alır. Nisâ 4:92 + Eşyem b. Dıbâbî hadisi bunu modern mesuliyet sigortasına benzer bir hak-yük paketi… 21 Ağu 20265 dk okuma
Hikmet · İslam'da Kadın

Kadının Soyadı Evlenince Değişir mi? Ahzâb 5 ve Hıfzu'n-Neseb Işığında

İslam kadının kimliğini nikâhla erkeğin mülkiyetine devretmez; kadın babasının nesebine bağlı kalır. Âişe bint Ebî Bekr, Hatice bint Huveylid, Fâtıma bint Muhammed… 20 Ağu 20264 dk okuma
Hikmet · İslam'da Kadın

İslam Kadına 'Evde Otur' mu Diyor? Ahzâb 32-33 Işığında Vakar-Karâr

Ahzâb 33 kadına genel ev hapsi emri değildir; öncelikle Peygamber eşlerine hitap eder. Ölçü teberrüçten kaçınmak, vakarlı ev merkezini korumak ve sosyal hayata dengeli… 19 Ağu 20264 dk okuma
Tüm yazılar