Erkekler Neden Kadınlarla Tokalaşmaz?

Erkekler Neden Kadınlarla Tokalaşmaz?
RDNE Stock project · Pexels License
Bu yazıda
  1. Kısa cevap: "Sana dokunmam" değil, "sınırına saygı duyarım"
  2. Hüküm katmanı: Hz. Peygamber kadınlarla tokalaşmadı
  3. Sınır iki tarafa da: bakış ve temas
  4. Karşılıklı bir kuraldır
  5. Bağlam katmanı: Kadını meta olmaktan çıkaran sınır
  6. Hikmet katmanı: Mahremiyet ve sedd-i zerâi
  7. Rıza ve sınır
  8. Nasıl açıklanır
  9. Özet

"Erkekler neden kadınların elini sıkmaz?" sorusu modern sosyal hayatta sıkça yanlış anlaşılır. Tokalaşmamak bazen kadını küçümsemek, onu değersiz görmek veya sosyal ilişkiden dışlamak gibi yorumlanır. Oysa İslam'daki mesele aşağılama değil, mahremiyet ve saygı sınırıdır.

DuaMio Wisdom yaklaşımı burada şunu yapar: önce hükmü netleştirir, sonra bağlamı gösterir, sonra hikmeti bugünün insanının anlayacağı dile taşır.

Kısa cevap: "Sana dokunmam" değil, "sınırına saygı duyarım"

İslam'da beden, herkesin toplumsal baskıyla aşabileceği sıradan bir alan değildir. Fiziksel temas, özellikle kadın ve erkek arasında, mahremiyet ve nikâh dairesiyle ilişkilidir. Tokalaşmamak "seni kirli görüyorum" demek değildir. Tam tersine, "benim inancımda fiziksel temas özel bir sınırdır; bu sınırı keyfî biçimde aşmam" demektir.

Hüküm katmanı: Hz. Peygamber kadınlarla tokalaşmadı

Bu hükmün en açık delili Hz. Peygamber'in bizzat kendi uygulamasıdır. Hz. Âişe (r.a.) anlatır: kadınlar biat etmek için Hz. Peygamber'in (s.a.s.) huzuruna geldiğinde, o onlardan sözle biat almış; hiçbir kadının eline dokunmamış ve şöyle buyurmuştur:

"Vallahi, ben kadınlarla tokalaşmadım (musâfaha etmedim). Benim kadınlara sözüm, yüz kadına verdiğim söz gibidir."

- Buhârî, Ahkâm 49; Müslim, İmâre 88; Muvatta, Bey'at 2 (Müttefekun aleyh, sahih)

Fıkıhta yabancı (namahrem) kadın ve erkeğin fiziksel teması uygun görülmemiştir. Şâfiî mezhebine göre yabancı karşı cinse dokunmak abdesti bozar; Hanefî mezhebinde dokunmak abdesti bozmasa da namahrem fiziksel temasın uygun görülmeme vasfı değişmez.

Sınır iki tarafa da: bakış ve temas

Ahşap rahle üzerinde açık Kur'an-ı Kerim sayfaları
Hükmün kaynağı: Nûr suresi 30. ayet

Bu mesele yalnızca "el sıkışma" davranışıyla değil, daha geniş bir mahremiyet edebiyle ilgilidir. Kur'an, sınırı yalnızca kadına değil, önce erkeğe koyar:

"(Resûlüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır."

- Nûr suresi, 30. ayet (Türkiye Diyanet Vakfı Meâli - kuran.diyanet.gov.tr)

Hemen ardından gelen 31. ayette aynı emir mü'min kadınlara da verilir. Yani bakış, söz, mesafe ve temas birbirinden kopuk değildir; İslam mahremiyeti parça parça değil, iki tarafa birden yönelen bütüncül bir edep sistemi olarak korur. Tokalaşma sınırı da bu sistemin fiziksel temasla ilgili parçasıdır.

Karşılıklı bir kuraldır

Bu mesele tek taraflı değildir. Sadece erkek kadının elini sıkmaz değil; kadın da namahrem erkeğin elini sıkmaz. Yani burada kadını aşağılayan hiyerarşik bir tavır yoktur. Ortada iki taraf için de geçerli olan karşılıklı bir dokunulmazlık ilkesi vardır. İslam hem erkeğin hem kadının beden sınırını korur.

Bağlam katmanı: Kadını meta olmaktan çıkaran sınır

Sıcak ışıkta huzurlu bir cami avlusu
Karşılıklı bir edep: iki tarafa da tanınan sınır

İslam kadına şahsiyet, haysiyet ve dokunulmazlık verdi. Fiziksel temas sınırı da bu onurun bir parçasıdır: kadın herkesin kolayca dokunabileceği bir beden değildir; onun bedeni, sosyal nezaket adı altında ihlal edilecek bir alan değildir.

Bu, bir "protokol" benzetmesiyle anlatılabilir: nasıl üst düzey protokolde bir devlet büyüğüne izinsiz dokunmak saygısızlık sayılırsa, İslam da kadının bedenine yüksek bir dokunulmazlık alanı tanır.

Hikmet katmanı: Mahremiyet ve sedd-i zerâi

İslam insan fıtratını yok saymaz. Kadın ve erkek arasında bakış, söz ve temas gibi küçük görünen şeylerin kalpte ve ilişkilerde etkisi olabilir. Bu yüzden İslam, harama götürebilecek yolları baştan kapatma anlamına gelen sedd-i zerâi ilkesini işletir. Gereksiz fiziksel temas, kalbî ve sosyal savrulmalara kapı açabileceği için sınırlandırılır. Bu sınır korku veya nefret değil; insanın zaafını tanıyan hikmetli bir korumadır.

Rıza ve sınır

Mavi ve altın renkli İslami geometrik duvar deseni
Sedd-i zerâi: harama götürebilecek yolları baştan kapatmak

Modern dünyanın son otuz yılda öğrendiği bir gerçek şudur: bir bedene dokunmak, "sıradan bir sosyal jest" değildir. Rıza, kişisel alan, dokunulmama hakkı - hepsi bugünün etik dilinin sabitleridir. İslam bu sınırı bir asırlık modern söylemle değil, 1400 yıllık bir edep sistemiyle koyar. Musâfaha etmemek "seni değersiz görüyorum" değil; "senin bedenin, sosyal bir formalitenin dokunma alanı değildir" anlamına gelir. Bu, aşağılamanın değil, dokunulmazlığın dilidir.

Nasıl açıklanır

Bu sınır kaba bir ret değil, nezaketle kurulmuş bir sınırdır. Müslüman kişi tokalaşmadığı bir anda ellerini kalbine götürüp hafifçe eğilerek, ya da "kusura bakmayın, benim inancımda karşı cinsle el sıkışma yerine bu selam vardır" diyerek karşısındakinin onurunu yaralamadan bu sınırı gösterebilir. Böylece hem inanç sınırı korunur, hem karşı taraf reddedildiği değil, farklı bir edep formuyla selamlandığı hissiyle karşılanır.

Özet

İslam'da namahrem kadın ve erkeğin tokalaşmaması, kadını aşağılamak için değil; beden sınırını, iffeti ve mahremiyeti korumak içindir. Bu hüküm karşılıklıdır: kadın ve erkek birbirine saygı duyar, fakat fiziksel temas alanını nikâh ve mahremiyet sınırları içinde tutar.

Soru şu değil: "Tokalaşmamak kadını dışlamak mıdır?"

Asıl soru:

"Bir bedene rastgele dokunmamak bir aşağılama mıdır, yoksa iki tarafa da tanınan bir dokunulmazlık ve saygı mı?"

DuaMio Hikmet Serisi

Merak et. Anla. Yaşa.

Görsel notu: Bu yazının görselleri, konuya uygun, lisansı temizlenmiş stok görsellerdir. Her görselin kaynak ve lisans bilgisi görsel açıklamasında belirtilmiştir.

İçerik notu: Bu yazı güvenilir kaynaklara dayanılarak yapay zekâ desteğiyle derlenmiştir; Kur'an ayetleri Türkiye Diyanet Vakfı Meâli'nden birebir alınmış, yazı yayımlanmadan önce editöryal ve dinî hassasiyet açısından gözden geçirilmiştir.

Yakında DuaMio’da

Bu yazıyı yalnızca okumakla kalma.

Dinle, kısa quizlerle pekiştir, infografiğini incele; serinin tamamını tek yerde gör ve ilerlemeni takip et.

Uygulamayı keşfet Tüm konuları gör: İslam'da Kadın
DinleQuizi çözİnfografiği görİlerlemeni takip et

İlgili yazılar

Tüm konuları gör: İslam'da Kadın
Hikmet · İslam'da Kadın

Âkile ve Diyet Ödemede Kadın Neden Sorumlu Değil? Nisâ 92 ve Nimet-Külfet Dengesi

Kadın âkile ödemesinden muaftır ama zarar gördüğünde diyetten pay alır. Nisâ 4:92 + Eşyem b. Dıbâbî hadisi bunu modern mesuliyet sigortasına benzer bir hak-yük paketi… 21 Ağu 20265 dk okuma
Hikmet · İslam'da Kadın

Kadının Soyadı Evlenince Değişir mi? Ahzâb 5 ve Hıfzu'n-Neseb Işığında

İslam kadının kimliğini nikâhla erkeğin mülkiyetine devretmez; kadın babasının nesebine bağlı kalır. Âişe bint Ebî Bekr, Hatice bint Huveylid, Fâtıma bint Muhammed… 20 Ağu 20264 dk okuma
Hikmet · İslam'da Kadın

İslam Kadına 'Evde Otur' mu Diyor? Ahzâb 32-33 Işığında Vakar-Karâr

Ahzâb 33 kadına genel ev hapsi emri değildir; öncelikle Peygamber eşlerine hitap eder. Ölçü teberrüçten kaçınmak, vakarlı ev merkezini korumak ve sosyal hayata dengeli… 19 Ağu 20264 dk okuma
Tüm yazılar